Türkçe Dersi 8. Sınıf Genel Değerlendirme Test Soruları-4 Bu Testin En İyi Dereceleri: neslihan - 50.000 Sayın Ziyaretçi, testin cevap kontrolü ve rekor kaydı için üye girişi yapmalısınız.Soru-1: Sıfat fiiller de iyelik eki alabilirler.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir örnek vardır? Roman geleneğini özümsememiş birinin romanda gerçek anlamda yenilik yapabilmesi düşünülemez. Büyük romancılarımız ve köklü bir roman geleneğimiz olmadığı için romanımız kendisini yenileyemiyor. Genç romancıların talihsizliği, insanları hareketsizlendiren politik ve sosyal hareketlilikten uzaklaşmış bir dönemde yaşamalarıdır. Önemsenmediğimiz hatalar, ileride başa çıkılamayacak sorunlar olarak karşımıza çıkar. Önemli toplumsal yıkımların çoğu, birtakım savsaklamaların sonucudur.Soru-2: Yolda iki kişi gidiyor. Biri uzun boylu, biri orta. Geniş yol uzanıp gidiyor, gençlik yıllarının büyücek bir bölü¬münü geride bırakan iki kişi hararetli bir konuşmaya dalmış, sağlarına sollarına pek dikkat etmeden, birkaç gündür sürekli yağan yağmurun yer yer göllendirdiği dar kaldırım üzerinde ağır ağır yürüyor.Bu parçada kaç eylemsi vardır? 4 3 6 2 5Soru-3: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi (eylemsi) kullanılmıştır? İyi bir yazar, seslendiği okur kitlesinin niteliğini dikkate alır. Siyah beyaz fotoğraflardaki özgür yorum gücü her zaman ilgimi çekmiştir. Sanatın büyüklüğünü, nedense hala anlayamadık. Gazeteler, İnsanların ilgisini artık çekmiyor. Batılı veya doğulu olsun her insan düş kurar.Soru-4: Sıfat fiiller, tamlayan göreviyle kullanılabilirler.Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya örnek bir kullanım vardır? Yazarlığın birinci kuralı, en az bir konunun dünya kalitesinde uzmanı olmaktır. Bu kitap, balık tutmayı çok seven; ama bu işi beceremeyenlerin el kitabı niteliğindedir. Yazar edebiyat dünyasına; romanına sahip çıkmadığı için kırıldığını söylüyor. iki arkadaş az önce köhne ve kapalı bir mahalle kahvesinde oturmuş, sohbet ediyorlardı. Kitap fuarını ziyaret edenlere kitap almadıklarından dolayı kuru kalabalık denmesini doğru bulmuyorum.Soru-5: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil kullanılmıştır? İğneli çamlarla çevrili bölge, sahile birkaç kilometre kala daralır;sahile yaklaştıkça çoraklaşır. Bu yol üzerinde, Dirhemli hariç dört köy daha bulunuyordu. Derinkuyu'da dikkatimizi çeken bir başka şey de yan yana sıralanmış çömlekçilerin göz alıcı sergileriydi. Yol üstündeki diğer köylerde de evler ahşaptı, taş malzemeye hiç rastlanmıyordu. Kasabanın kuzey sınırında üç derslikli bir ilkokul ile karakol bulunuyordu.Soru-6: (I) Birkaç gündür süren yağışlı, kapalı ve bulanık havaların acısını çıkarmak ister gibi masmavi berrak gök. (II) Kış ayı için yadırgatıcı, neredeyse tedirgin edici bir sıcaklıkla güneş dört bir yanı kucaklıyor.(III) Akçıl aydınlıkta dokunmuş bir kumaş gibi dümdüz uzanan yolda, evler arasına serpilmiş yatıyor gün.(IV) Sağ ve soldaki birçok binaların ardına kadar açıl¬mış pencerelerinden havalandırılmak üzere yatak ve yorganlar sarkıyor. (V) İki arkadaş geçerken halı ve kilimlere inen sopalar kısa bir süre bekletiliyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemsi kullanılmamıştır? IV. III. V. I. II. Soru-7: Heyecanlandım nedenseHep sevgiden konuşmak istiyorumBu dizelerdeki eylemsinin türce özdeşi olan eylemsi aşağıdaki dizelerin hangisinde vardır? Derdimiz bize yeterken Komşularınki de üstüne tuz biber eker Kağıt kayıkları yüzdürdük Derenin boz bulanık sularında Konarsan güle kon, dikene konma Eski düşmanların dost olur sanma Sevgi bir çocuğun gülen gözleridir Ve özgür bir uçurtmadır gökyüzünde Aydınlığı bu kadar soğutabilmek ne zor Bulutları küçük camlara sığdırabilmekSoru-8: Bir yazarın kitabının aynı anda birkaç yayınevi tarafından basılması garip geliyor bana. Yazar yaşarken bir yayınevine yayın hakkını verebilir. Bu durumda sadece o yayınevi o kitapları basar. Oysa bizde telif sorunu olmadığı için isteyen yayınevi istediği kitabı basıp yayımlıyor. Batı'da yazarın ölümünden yetmiş yıl geçmedikçe, aynı kitabı şu veya bu biçimde birden fazla yayınevi basamaz.Bu parçada kaç zarf fiil vardır? 3 5 2 4 1Soru-9: (I) Çocukken insanları çöp adam gibi yapardık. (II)-Dağlar koni şeklinde olurdu. (III) Evleri de sembolik bir geometriyle resmederdik. (IV) Ağaçlan çizerken bir gövdenin üzerine yaprakları, hatta dalları olmayan bu¬lutsu bir yuvarlak oturturduk. (V) En fazla yeşile boyar ve "işte ağaç" derdik.Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemsi kullanılmıştır? III. II. I. V. IV.Soru-10: Son diye bir şey yoktu sanki. Yaşadığımız an vardı. Düşen kar taneleri arasında eriyenler olsa bile hemen üstüne bir tane daha yağıyordu. Eğer son diye bir şey yoksa, gerçekten kazanmak ya da kaybetmek diye bir şey de yoktu. Yaşanılan süreç vardı sadece. Yaşamın sırrı buradaydı.Bu parça ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? Sıfat fiil kullanılmıştır. İsim fiil kullanılmıştır. Zarf fiil kullanılmıştır. Çekim eki alarak adlaşmış sıfat fiile örnek gösterilebilir. İyelik eki almış sıfat fiile örnek gösterilebilir.Soru-11: İsim-fıiller bir isim tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olabilir.Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamayı örneklendiren bir kullanım vardır? Hayatın yıkıntısını yaşayanlar bu bakımdan belki onu biraz hafif bulurlar. Romanın yanında piyes okumayı da sevdiğini kendisi de söylerdi. Hayatı her haliyle hoş gören Reşat Nuri'nin kaleminden yüreği burkan bir şey çıkmamıştır. Reşat Nuri birçok roman yazmış olmakla beraber, tiyatroyu çok severdi. Romanlarında tiyatro havasının sezilmesi belki de bundandır.Soru-12: (I) Kimi genç şairler yazdıklarını göndermekle kalmayıp kendileri de gelirler beni görmeye. (II) Dinlerim ya da kendim okurum o gençlerin şiirlerini. (III) Çoğu bakarım sevebileceğim şiirlerden değil. (IV) Güzel, çirkin diye yargılamıyorum şimdi, belki güzel, çok güzel, yıllar bo¬yu beğenilecek şiirler; ama benim hoşlandığım türden değil. (V) Mutlaka öylelerini de beğenenler vardır.Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde "isim-fiii, sıfat-fiil, zarf-fiil"in üçünün de örneği vardır? V. IV. II. I. III.Soru-13: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde adlaşmış sıfat fiil kullanılmıştır? Politika, ehil insanların elinde uygarlık ateşi, cahil ve kurnazların elinde yangın alevidir. Sanatçıyla okur arasında kurulan duygu ve düşünce bağı, okur, kitabı bitirinceye kadar sürer. Bir edebiyat dergisini gereksiz kılan en önemli şey, o derginin, çevresindeki her şeyi ve herkesi birleştirici bir meselesinin olmamasıdır. Bilinsin bilinmesin, kalıcı ve güzel sözler söyleyen her insan; insanlığa güzellikler sunan bir gönül elçisidir. Kızgınken karar verenler, fırtınalı havada yelken açan gemicilere benzerler.Soru-14: Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi kullanılmıştır? Tarihin her anı tanıktır bizeİlk kez bu toprakta dinlenmiştik Odamdaki duvarlardan sıkıldım Yürüsem şöyle bir sahile Kaç güzelliği kurban verdi çağlara Ne yıllar tükendi ne baharlar. Güneş doğdu mu Bütün tomurcuklar açacak yapraklarını Yollar uzayıp gidiyor bozkırlarda Ben sessiz sedasız bir yolcuSoru-15: Eğer bir ülkede okumayı, kültür sahibi olmayı ve sanatı seven insanlar rahat bir ekonomik hayat sürme imkanından yoksun kalıyorsa;buna karşın kitaptan ve sanattan nefret edenler kolayca büyük servetlere erişiyorlarsa, o ülkede düzgün giden hiçbir işten söz edilemez.Bu parçada kaç eylemsi vardır? 2 6 4 3 5Soru-16: Güldürü dergileri, neden bu kadar çok okunuyor sanı¬yorsunuz? Onca sorun, çevre kirliliğinin, savaşın, ölü¬mün, çıkarcılığın, cahilliğin yer aldığı dünyamızda sevgi, iyimserlik ve neşeye her zamankinden fazla ge¬reksinimimiz var da ondan. Bu nedenle hayatınızı da¬ha güzel yaşamak istiyorsanız, önce içinizdeki güzel¬likleri geliştirin, ortaya çıkarın, sevinin, düşünün, konu¬şun, iyimser olun ve bütün bunları elde etmek için de doyasıya gülün.Bu parçada kaç eylemsi vardır? 4 2 3 5 1CEVAP KONTROLÜ İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAPMALISINIZ ! Reklamlar