Cümlenin Öğeleri Değerlendirme Test Soruları Bu Testin En İyi Dereceleri: Kkab12 - 13.333 Sayın Ziyaretçi, testin cevap kontrolü ve rekor kaydı için üye girişi yapmalısınız.Soru-1: I- Her şairin ilk yapıtı, bir kumaşın ilk metresi gibidir.II- Yazarın anlatım tekniği, pek fazla rastlanmayan bir uygulamaydı.III- Şeyh Galib’e göre can ışıl ışıl yanan bir mum gibidir.IV- Sen yalnız geceyi görüyorsun, ben ağaran tanyerini.V- Bayram günlerinin de sonu var bütün günler gibi.Yukarıdaki cümlelerden hangi ikisi öğe dizilişi bakımından özdeştir? II ve III IV ve V I ve II V ve I III ve IVSoru-2: “Hilmi Yavuz şiir ile felsefe arasındaki bağları, ayrılıkları vurguladığı bir söyleşide benim de ilgi alanıma giren kimi kavramlara değiniyor.”Yukarıdaki altı çizili bölüm cümlenin hangi öğesidir? Zarf tümleci Yüklemler Dolaylı tümleç Özne NesneSoru-3: Aşağıdakilerden hangisinde nesne öbeği arasına yüklem girmiştir? Tüm kitaplarını okudu dünyaca tanınan bu yazarın. Yalnızlığının sırrını döküyor orada yalnız bir ardıç. Suyu çekilmiş bir ırmağın içli türküsüdür bizimkisi. Ipıl ıpıl kar yağıyor sokaklarına Adapazarı’nın Tadını iyice alarak yaşadı acı tatlı bu dünyada ne varsa.Soru-4: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru, eylemden etkileneni buldurmaya yöneliktir? Kim bulabilir şimdi denizde kaybolan saatimi? Ne kadar kaldı zilin çalmasına acaba? Nereye gideceksiniz gecenin bu saatinde, canım? Dayın yurt dışından geldiğinde ne hediye etti sana? Salı günlerinde ne satılıyor semt pazarlarında?Soru-5: Birçok yapıtında çocuk sevgisini dile getirmiş olan Dağlarca, “Ağır Hasta” şiirinde de ağır hasta bir çocuğun kendisi, çevresi ve özlemleriyle ilgili hissettiklerini büyük bir duyarlılıkla yansıtıyor.Bu cümlenin öğeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir? Özne-Nesne-Dolaylı tümleç-Zarf tümleci-Yüklem Dolaylı tümleç-Nesne-Özne-Zarf tümleci-Yüklem Dolaylı tümleç-Özne-Nesne-Zarf tümleci-Yüklem Özne-Dolaylı tümleç-Zarf tümleci-Nesne-Yüklem Özne-Dolaylı tümleç-Nesne-Zarf tümleci-YüklemSoru-6: Aşağıdakilerden hangisinde özne isim tamlamasından oluşmuştur? Başkaldırının sembolü olan Köroğlu hikâyesidir, ezilenin ezene duyurduğu en güçlü ses. Reşat Nuri’nin romanları, yirminci yüzyılın değişen toplumsal koşullarının ortaya çıkardığı yeni insanı getirmiştir. Eski zamanlarda, her anlatıda yalnız kişiler değil olaylar da abartılarak yansıtılırdı. Ağalardan alacağını köylüye dağıtmayı düşleyen bir ikinci İnce Memet değil mi Derviş Bey? Heyecan uyandırmayı amaçlayan yazar, romanın polisiye havasını da hiç mi hiç ihmal etmez. Soru-7: Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili bölüm farklı bir öğesini oluşturmuştur? Günlerce bir çocuk gibi Alâeddin’in sihirli lambasını aradım. Başlar çiselemeye hüznün yağmuru içimin tenha, karanlık köşelerine. Dergilerde uzunca bir süredir günümüz şiiri üzerine tartışmalar sürüyor. Ahmet Haşim, Türk şiirinin Batı şiiriyle ilk gerçek karşılaşmasıdır. Şinasi, Z. Paşa ve N. Kemal Tanzimat yazınının öncü üç şairidir.Soru-8: “II. Meşrutiyet daha ilk yıllarında, halkta özgürlüğü hayata geçirme bilinci yaratmıştı.”Yukarıdaki cümlenin öğelerini bulabilmek için yükleme aşağıdaki sorulardan hangileri sırasıyla sorulmalıdır? Kimde-Ne-Ne zaman-Ne Ne zaman-Ne-Kimde-Ne Kim-Ne zaman-Kimde-Ne Ne zaman-Kimde-Ne-Ne Ne-Ne zaman-Kimde-NeSoru-9: Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem görevindeki bir deyimin arasına özne girmiştir? İncecik hüzün bulutları kümeleniyor başucuma. Her gece böler uykumu özlemle yüklü bir kuş. Bir gün ağlamak diye bir şey olmayacak. Pusula ortasına yıldırım düşmüş bir ağacı gösteriyor. Aklıma söyleyecek hiçbir şey gelmiyordu.Soru-10: Genç gazetecileri değil de onların düşürüldüğü durumu ve geçerli anlayışı eleştiriyorum.Yukarıdaki cümlenin öğe dizilişi aşağıdakilerden hangisidir? Zarf tümleci-Yüklem Dolaylı tümleç-Yüklem Özne-Yüklem Belirtili nesne-Yüklem Yüklem-Nesne-YüklemSoru-11: Gönlümün sararmış yaprakları arasında bir yaralı kuş seğiriyor durmaksızın.Yukarıdaki cümlenin öğeleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir? Dolaylı tümleç-Nesne-Yüklem-Zarf tümleci Özne-Dolaylı tümleç-Nesne-Zarf tümleci Dolaylı tümleç-Özne-Yüklem-Zarf tümleci Dolaylı tümleç-Özne-Nesne-Yüklem Nesne-Dolarlı tümleç-Özne-yüklemSoru-12: Aşağıdakilerden hangisinde yüklem zamirden oluşmuştur? Bahçenin içinde bembeyaz güller arasında, su üzerinde bir nilüfer gibi o. Bu topraklar, senindir ona emek verdiğin sürece. Kerpiç duvarlarla örtülü toprak damlarda geçti çocukluğu. Geldi, indi salınarak, nazlı serin bir mavilik meydana öğle vakti. Kim bilir nasıl da çağlıyordur eriyen karlarla birlikte sular.Soru-13: I- Ben kendimi denemeci ve yenilikçi sayarım.II- Fakir Baykurt bu konuya farklı bir açıdan bakar.III- Sıradan bir insan bir sanatçının yazdığı gibi yazamaz.IV- Bu romanı bitireceğine söz vermiştim kendime.V- Okul kitaplarına yazılacaklar ince elenip sık dokunmalı.Yukarıdaki numaralanmış dizelerin hangi ikisinde zarf tümleci vardır? III ve V I ve II II ve III IV ve V I ve VSoru-14: Aşağıdakilerin hangisi sadece özne ve yüklemden oluşmuştur? Kendinden başka kimseyi düşünmeyen kişiler ilkeliklerinden kurtulamamışlardır. Şaire göre, şiirde anlatılan şey aslında her zaman için insanın iç dünyasıdır. Her toplumda, dünyayı eline alıp değiştirmeye çalışanlar yazardır öncelikle. Ömer Seyfettin in toplumsal sorunlara uzak kalmadığını kanıtlayan yapıtları çoktur. İkinci Yeni şairlerinden olan Turgut Uyar, şiirde güncelliğe yer veren bir şairdir.Soru-15: Aşağıdaki cümlelerden hangisi yalnızca yüklemden oluşmuştur? Omuzlarının üzerinde kendi kafasını taşıyan çok az insan tanıyorum. “Devlet Ana” Kemal Tahir’in üzerinde en çok tartışılan romanı olmuştur. Bir şairin adının sadece ve sadece şiiriyle öne çıkacağına inanan biriyim. Her ülke şiirinin kendine göre bir rengi olduğunu söylerdi Cemal Süreya. Yiğitlik söz konusu olunca Dede Korkuta göndermeler yapılır.Soru-16: Aşağıdaki cümlelerden hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır? Edebiyat-ı Cedide hareketi / Tevfik Fikret’in yönetiminde yayımlanan Servet-i Fünun dergisinde toplanan yeni bir kuşakla / başlar. Hikâye sanatının da bir açılım kazandığı şu günlerde / genç hikâyecinin kendine eleştirel gözlerle bakması / zorunludur. Hüseyin Rahmi’nin romanlarının ortak özelliği, / İstanbul’da geçen olaylara bağlı konuların işlenmesidir. Bir şiirin yalnız o şiire giren değil, / bir de girmeyen sözcüklerden oluştuğuna / inanırım. Ahmet Cemil ölçüsünde bir romanın sayfaları arasından fırlayarak sokaklarda dolaşmaya başlayan pek az roman kişisi / vardır.Soru-17: Aşağıdaki cümlelerin hangisi yalnızca özne ve yüklemden oluşmuştur? “Şu şiiri beğendim” dediğimiz zaman, o şiirin, mutlaka bize hitap eden bir yönü vardır. Sinemanın başlangıcından beri şairlerin şiirlerinde bu sanat dalıyla ilgi kurdukları görülmüştür. Karanlığa ve umutsuzluğa karşı çıkmak sanatın, edebiyatın doğasındadır. Orhan Pamuk tüm romanlarıyla edebiyat dünyamızda en çok tartışılan romancı olmuştur. Şiirin son dizesi, saçlarının karıştırılmasını isteyen bir yaşlının ilgi bekleyişini anlatıyor.Soru-18: Aşağıdakilerden hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır? Dönüp baktığımızda, / her önemli şair gibi / Turgut Uyar’ın da bize büyük bir mıknatıs bıraktığını / görüyoruz. Tiyatromuz, / batılı yönelişin ilk adımlarından bu yana / toplumu merkezine almış bir çizgi / izlemiştir. Merdiven basamaklarının hemen altında, /arkası kerpiç duvara dayanmış peykenin üzerinde, /gençten, / bıyıklı biri / uyuyordu. Yahya Kemal’de sık sık dile gelen İstanbul sevgisi, / tarihsel ve kültürel bütünlük içinde / şiirsel olarak / verilir. Türk sinemasında / toplumsal içerikli filmler / ilk olarak / köylülük ve göç sorunlarının işlenmesiyle / ortaya çıkmıştır.Soru-19: Aşağıdaki cümlelerden hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır? Orhan Veli’nin “Yol Türküleri” / pek çok kimse için /Anadolu’da yapılmış bir yolculuğu anlatan basit bir şiirdir. Türk şiiri ve şiir estetiği, / moda ve müzikte olduğu gibi / farklı şekil ve yapılara bürünerek / gelmiştir / günümüze. Osman Celal’in hikâyelerinde / insanların yoksulluk yüzünden düştüğü durumlar / en çarpıcı biçimde /görülür. Büyük ozan Karacaoğlan’ın aşkı anlatan o nefis türkülerine / bugün / de / birçok düğünde / rastlarsınız. Heraklitus, / dünyayı tanımak isteyen insanların / onu en ince ayrıntılarına kadar öğrenmesi gerektiğini söylüyor.Soru-20: Aşağıdakilerden hangisinde özne açıklayıcısıyla birlikte verilmiştir? Mitos, dünyanın kökenini, tanrıların doğasını, nesnelerin düzenini açıklayan temel bir anlatıdır. Ablamı, o fedakâr insanı, her zaman ayrı bir yerde tuttuğumdan, kimseyle paylaşmak istememişimdir. Halk şiirimizde sevgili, el değmemişliği, ulaşılmazlığı, aydınlatıcılığı bakımından aya benzetilir. Biz, benim yaşıtlarım ile benden yaşça biraz daha büyük ve küçük olanlar, şiir konusunda ikiye bölündük. Kendine özgü bir gelenek içinde söylenen maniler bir ucuyla geçmişe, bir ucuyla da günümüze uzanır.CEVAP KONTROLÜ İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAPMALISINIZ ! Reklamlar